Cok Onemli Not: Radyomuz En iyi Explorla dinleniliyor Mozilafirefox yada baska programlarla dinleyemezseniz Hemen alltaki Linkl Tiklayin Winamp la dinleyiniz.Saygilarimizla,
Karakoldan alıp gömmüşlerKâhtalı Medine Memi... Her gün dayak yediği dedesiyle babası diri diri kümesin yanına gömdüğünde 17’sine 2 ay vardı. Hiç fotoğrafı olmadı. Okula da gitmedi. Karakola gitti.
Dayaklarından bıktığı tarikatçı, kaçakçı dedesini şikâyet için. Her gördüğü polisi Arka Sokaklar’daki “Rıza Baba” sanıyordu. Ama o karakoldaki “Polis Rıza”lar koruyamadı Medine’yi. Karakoldan o çıkışı, eve son dönüşüydü...
Dayaklarından bıktığı tarikatçı, kaçakçı dedesini şikâyet için. Her gördüğü polisi Arka Sokaklar’daki “Rıza Baba” sanıyordu. Ama o karakoldaki “Polis Rıza”lar koruyamadı Medine’yi. Karakoldan o çıkışı, eve son dönüşüydü...
MEDİNE’nin ailesi, Kâhta’nın Bostanlı Köyü’nden. Hürriyet Mahallesi, 6’ncı Sokak’ta yaşıyorlar. Babası, Ayhan Memi’nin (40) doğuştan sağ ayağı kısa. 10 çocuk babası. Medine, üçüncü çocuğu. Mahallede ekmek fırını var. Babası Fethi(65) ile annesi Bedriye (65) ile aynı evde yaşıyor. Evde baba Fethi Memi’nin sözü geçiyor.
KAÇAKÇI TARİKATÇI
Ailenin reisi. Menzil tarikatından. Her cuma gecesi yaşıtı 15 kişiyle tefli zikir ayini yapıyor. Ramazan’da mahallenin teravih namazını evin avlusunda, Sıddık Cami’sinin imamı olmadığı zaman da imamın cüppesini giyip namaz kıldırıyor.
Medine’nin dedesi Fethi Memi, SSK’dan emekli, babası fırıncı olsa da esas kazançları, sigara, çay ve kolonya kaçakçılığından. Mahalleliyle görüşmüyorlar. İçe kapalı bir hayat sürüyorlar. KADINLARA AİLECE DAYAK
Komşular, yüksek duvarla çevrili avludan yükselen çığlıkları duyduğunda, “Yine Fethi Memi kimi dövüyor” diyorlar.Babasının sözünden çıkmayan Ayhan Memi, kızlarını okula göndermedi. Medine’yi, ablası Sohbet’i ve ilköğretim çağındaki iki kızını da. Medine, Kuran okuyan, namazında, orucunda, başı örtülü bir kızdı. Televizyonda “Arka Sokaklar” dizisini seyrediyordu.
DİZİDEKİ POLİS RIZA’YA GÜVENİP KARAKOLA GİTTİ
Dizideki polis müdürü Rıza Baba, en büyük kahramanıydı. Annesi, babaannesi ve kız kardeşleri gibi dedesinden dayak yiyordu. Ama bir yıl önce susmamaya, mahalledeki Hürriyet Polis Merkezi’ne gitmeye karar verdi. Sadece biri kayda geçse de, iddiaya göre, dört kez gidip dedesinin dayaklarından şikayetçi oldu. Polisi kötüleyen, gitmemesini tembihleyen akrabalarına, “Rıza Baba” örneğini verdi. Polisler, dedesinden korktuğunu söyleyen Medine’ye, “Korkma, biz devletiz. Sana bir şey yapamazlar” diyerek cesaretlendirdi.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, “Biz hükümeti çok rahat silkeleriz. Biz sizden hafif bir destek bekliyoruz. Gerçi bu saatten sonra bizim silkelememize gerek kalmadı. Hükümet zaten dökülmeye başladı” dedi.
Kılıçdaroğlu, Düzce'nin Gölyaka ilçesinde Hacı Bektaş Veli Derneğini ziyaret ederek, vatandaşlarla sohbet etti.
Halkın siyasetçileri ve siyasi partileri sorgulaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, sorgulayan vatandaşların sandık başında akıl tutulması yaşamayacağını, aklıyla hareket edeceğini söyledi.
Türkiye'nin, dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında olduğunun açıklanmasına rağmen binlerce çocuğun yatağa aç girdiğini savunan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde kamyon tepesinden atılan ekmekleri çamur içinde almaya çalışan kadınları gördük. 5-10 lira için sırada bekleyen vatandaşlarımız var. Hani sağ elin verdiğini sol el görmeyecekti. Biz bunları görüyoruz. Biz ayrışmak istemiyoruz. Bu coğrafyada hep beraber, hangi etnik kimliğe sahip ise hep bir arada kardeşçe yaşamak istiyoruz. Bu yüzden bizleri sorgulayın.Bir dönem baş örtülü, montlu, paltolu diye kılık kıyafetimiz ile ayrıştırıldık. Kılık kıyafet neden siyasi malzeme olarak kullanılıyor. Kılık kıyafetten medet umanlar İstanbul'da merdiven altında çalışan binlerce türbanlı kızımızın ne halde olduğunu sorguluyor mu? Sigortaları var mı? İş haklarını biliyorlar mı? Biz sizin sorunlarınıza ve sorularınıza talibiz. Biz 5 kuruşluk verginin hesabını vermek istiyoruz.”
Cemevlerinin yasal güvenceye bağlanması konusunun uzatılmasına gerek olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Cemevlerinin ibadethane olarak kullanılması günlerce üzerinde düşünülecek bir durum değil. İnsanlar istedikleri yerde istedikleri gibi ibadet yapabilir. Ne var bunda anlamış değilim. CHP'nin kanun teklifini kabul edersiniz olur biter. İnsanların nerede ve nasıl ibadet yapacağına siz karışamazsınız. Ayrıca Alevi vatandaşlarımızın Madımak Oteli ile ilgili bir talepleri var. Bu sadece Alevilerin sorunu değil. Bu bir insanlık dramıdır. Bu insanlık dramı, toplumun her kesimini yakından ilgilendirir. Sivas halkının bu konuya sahip çıkması gerekir” diye konuştu.
5 konfederasyona bağlı memur ve işçiler dün ‘çalışmama hakkını’ kullanarak Tekel işçilerine destek verirken, Türk-İş’ten Başbakan’a ‘Tekel çadırı’ daveti gitti. Türk-İş Başkanı
Mustafa Kumlu, Tekel eyleminin hükümete karşı kampanya olmadığını vurgulayarak, “Sayın Başbakan madem ‘Sendikacılar dürüst davranmıyor’ diyorsunuz, Tekel işçilerini ziyaret edin, onları dinleyin” dedi.İŞÇİ ve memurlar, 4-C statüsüne itiraz eden Tekel işçilerine destek için iş dün Türkiye genelinde iş bıraktı. Türk-İş, Hak-İş, Disk, Türkiye Kamu-Sen ve Kesk’e bağlı çalışanlar ve bunlara destek veren pek çok kuruluş ve sivil toplum örgütü üyeleri ‘çalışma hakkını’ kullandı. Sabah 08.00’de başlayan ve 17.00 civarı son bulan bir günlük genel eyleme Türkiye’nin birçok köyesinden katılım olurken, Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ı grev çadırına davet etti.
Haklı ve mağdursunuz
Türk-İş Genel Merkezi önünde toplanan çalışanlana seslenen Mustafa Kumlu, Tekel işçileri için yapılan eyleme işçi ve memur konfederasyonlarının, emek ve meslek örgütlerinin, Türk halkının destek verdiğini dile getirdi. Kumlu, “Türkiye’nin her yerinde Tekel ateşi yanıyor çünkü haklısınız, çünkü mağdursunuz, çünkü kararlısınız. Haklılığınız toplumsal vicdanda karşılığını buldu” diye konuştu. Eylemleri sürecince 4-C statüsünde yapılan iyileştirmeleri önemsediklerini, ancak kendi meselelerinin 4-C ile ilgili olmadığını belirten Kumlu, “4-C dinamiti bir gün patlayacaktı. Patlatan Tekel işçileri oldu” dedi.Alkışlarla karşılarız
Tekel işçilerinin mücadelesine seyirci kalanları Türk-İş’in önündeki çadırlara davet eden Kumlu, şöyle konuştu: “Sayın Başbakan, lütfen buraya gelin, burayı görün. Madem ‘Sendikacılar dürüst davranmıyor’ diyorsunuz, o zaman Tekel işçilerini ziyaret edin ve bir kez de onları dinleme lütfunda bulunun. Sayın Bakanlar, gelin buraya, Tekel işçileri nasıl yaşıyor bir görün, bir kez dinleyin onları. Söz veriyorum, sizleri alkışlarla karşılayıp, alkışlarla göndereceğiz. Alkışlarız çünkü amacımız bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek.”
TRT’nin yeni kurduğu kanalda iki gün süreyle yayımlanacak olan programın altyapısını oluşturmak amacıyla dün çekimlere başlayan ekip, Çorum’un adeta belgeselini çekiyor. Yapım ve yönetmenliğini Ergil Erenoğlu’nun yaptığı “Bir yer var” adıyla yayımlanacak program cumartesi ve Pazar günü 90’ar dakikadan 180 dakikasını Çorum’a ayırdı.
Gazetemiz yazarı sanayici Mustafa Saatçi’nin yakın dostu olan Ergil Erenoğlu, Otel Anitta’da kurulacak stüdyodan canlı yayımlanacak olan programda Çorum’u en iyi şekilde tanıtmayı arzu ettiklerini ifade etti. Dış sunucu Onur Kaya, kameramanlar Doğan Yener ve Nezih Seçgin’in yanısıra metin yazarı Oytun Yücel’in de bulunduğu ekibe Cuma günü de geniş bir kadroyla canlı yayın ekibi katılacak.
DETAYLARI İHMAL ETMEDİLER Mustafa Saatçi’nin rehberlik ettiği ekip dün sırasıyla Uğur Group’a ait un fabrikasını, Çorum Yumurta Üretim ve Pazarlama A.Ş., Ece Banyo’yu, Hayat Kağıt ve Hayat Şırınga’yı gezerek tanıtım çekimleri yaptılar.Leblebisinden halkoyunlarına, tarihi ve turistik yerlerinden kültürel yanlarına kadar her unsuru programlarda göstermek istediklerini belirten Ergil Erenoğlu, Çorum’dan önce de Hatay ve
Çoğunlukla Çorum’lu ve Isparta’lı yaklaşık 120 Alevilerin oturduğu Danimarka’nın Esbjerg şehrinde süren dernek kurma çalışmaları sonuçlandı. 13 Ocak 2010 tarihinde Dertili Divani dede ile yapılan muhabbet toplantısı sonunda, toplantıya katılan canların kurucu üyeliği ile Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu bağlı Esbjerg Alevi Kültür Merkezi kuruldu. Toplantıya katılalar ve yönetime seçilen canlar, dara durup derneğin kurulup güçlenmesi için birbirlerine söz verdiler. Toplantıya DABF başkan yardımcıları Turan Meric, Yücel Tanrıverdi ve inanç kurulu başkanı Halil Şahin dedede katıldı. Kurucu yönetim kurulunda aşağıda isimleri yazılı gençler görev aldılar ve ilk toplantılarında kendi aralarında şu şekilde görev bölümü yaptılar. Gül Hacer Karaca, başkan Hanife Samancı, sekreter Gökhan Seren, kasadar Hıdır Beştaş, yk üyesi Haydar Ali Akdoğan, yk üyesi Neşe Samancı, 1. yedek Volkan Seren, 2. Yedek Hasan Tüzün, DABF temsilcisi olarak belirlendi. Esbjerg AKM resmi belgelerini tamamlayıp, kuruluşunu resmen belediyeye bildirdi, yakında üye listesi vs. belgelerini tamamlayıp Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonuna vererek resmen üye olmuş olacak. Esbjerg AKM 19 Şubat 2010 Cuma aşksam saat 19.da, Rørkjærskolen H-binası,, Ringen 61-63, 6700 Esbjerg adresinde ilk üye toplantısını yapılacak. Toplantıda Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu ve Esbjerg AKM hakkında bilgi verilecek ve derneğin 2010 aktivite programı görüşülecek. Yakında bir kuruluş gecesi ve birlik cemi yapılması planlanıyor. İletişim: Esbjerg AKM Co/ Gül Karaca. Bellisvej 2A, 6700 Esbjerg esbjerg@alevi.dk tlf. 22999230
Degerli okurlar bu aralar munafiklarla sokak itleriyle ugrasacak zamanimiz yok, Urmek itin fitratinda vardir. Bosa dememisler it urur kervan yurur diye. Itin en tehlikesi sessizce gelenidir. Gizlice kallesce alcakca aniden saldiranidir. Dogup buyudugumuz, ulkemizde sivil ve fasist bir darbe yapiliyor, Tekel iscileri resmen olume terk edilmis durumdadir. Kasimpasali Kabadayi bozmasi iscilere adeta zulmetmektedir. Iki ayi askin bir zamandir, islerine son verilmek istenen yillarin emekcileri, aclikla issizlikle terbiye edilmeye calisilmistir. Zalimin zulmune karsi onurlu ve kararli bir direnis gosteren, yasal haklarini talep eden iscilere, Zor kullanir dagitiriz diye gozdagi verilmektedir. Belki de Gozdagindan ziyade zor kullanmaktan cekinmeyecekleri de anlasiliyor. Dileriz bu aptlligi bu zalimligi gerceklestirmezler zira bu AKP nin bitisi olur, Insanim diyen herkesin Iscilerin saflarinda yer almasi gerekir fiili olarak yanlarinda olmasakta Gonlumuz yuregimiz dualarimiz onlarladir.
Sokak ortasına da soba kurulur muymuş? demeyin, çünkü kuruldu bile. 77 yaşındaki Cabir Dağdelen, vaktiyle çoluk çocuk yesin diye satın aldığı elmalar yenmeyince, çareyi evin önüne tezgah açıp elmaları satmakta bulmuş. Sol bacağından ameliyatlı olan eşinin üşümesine kıyamayan Kadriye hanım pratik bir çözüm üretip eşi için kaldırım üzerine mangaldan bozma bir soba icat etmiş.
Kasa parçalarından elde edilen yakacakla Cabir amcayı üşütmemeye çalışan Kadriye teyzenin icadı, elmalardan daha çok dikkat çekiyor. Soba başında ısınan bir satıcı görmenin şaşkınlığı ile tezgah önünde toplanan müşteriler, elma almadan da geçmiyor.
Aslında Kadriye teyzenin amacı, tezgahı ilginç kılıp, müşteriyi artırmak değil elbette. O ömrünü birlikte geçirdiği eşinin sağlığını düşünüyor. Eşini ısıtan sobanın da böyle bir yan getirisi olmasının da zararı yok aslında.
O bir balıkçıdır Gündüzü gecesi yoktur Sıcakla akraba, soğukla dosttur Atar oltasını omuzuna Tutar denizin yolunu Yem takar iğnesine Bekler heyecanla, umutla, şevkle Gözünü oltasının ucundan ayırmaz Balık vurduğunda arslan kesilir Balık yoksa yaralı ceylandır Bazen o balığı besler Bazen balık onu besler Balık yerine martı, kuğu tuttuğuda olur Bazende kurşun ile iğne çıkarır denizden
Kayıp çocukların 1462'sinin 13-18 yaş, 195'inin ise 0-12 yaş arasında; 1095'i kız, 562'sinin ise erkek..Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanı Özer Zeyrek, Emniyet Genel Müdürlüğünde düzenlediği basın toplantısında, kayıp çocuk sayısı ve bu çocukların aranmasına ilişkin çalışmalar hakkında bilgi verdi ve soruları yanıtladı.
Zeyrek, ''Bitlis, Bingöl ve Kayseri'deki kayıp çocuklar organ mafyası tarafından mı kaçırıldı?'' sorusu üzerine, buna ilişkin bir tespit olmadığını ama bu yönde de araştırmaların sürdürüldüğünü anlattı. Zeyrek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Kayseri'deki çocuklar biliyorsunuz bayramdan bu tarafa aranmakta. Emniyet Genel Müdürlüğümüz tarafından da özel ekipler de oluşturuldu, çocukların bulunması için. Kayseri'deki çocukların bulunması için Kayseri Emniyet Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, diğer illerimiz çok yoğun olarak araştırmalara devam etmektedir. Bütün ihtimaller değerlendirilmektedir.
Ne Zaman Bu Kadini dinlesem, ne zaman Televizyonlarda izlesem, inanin midem bulaniyor, yeryuzunde bu denli ihtirasli, bu denli fesat, bu denli munafik bir kadin Ben hic gormedim. Doyumsuzlugu bitmek tukenmek bilmeyen hirsi, Fesatligi, kiskancligi, kustahligi, farkina asla varamayacagi cehaleti, Kocasi Tercuman gazetesi, sahibi ve genel yayin yonetmeni rahmetli Kemal Ilicak'in intahar etmesi bile huylarindan gecmesine, icindeki seytani atmasina yardimci olmadi, Bir zamanlar Mecliste Turbani simge yapan Amerika vatandasi Merve Kavakci ile ona yalakalik etmekle gundeme geldi, en Son simdilerde de Guya Turk Silahli Kuvvetlerinin Ust kademesi ''Balyoz'' adi altinda bir darbe yapacakmis'ta bu cirkin hanimda bundan zarar gorecekmis, cok demokrat oldugundan tavir koyuyormus, Ne gunlere kaldik be Hukumetin acilim adiyla Obamanin emirlerini yerine getireyim derken dustugu cukura, bu yalakalar merdiven getirip yardimci olmak istiyorlar, yaptigi yanlislarla halkin nezdinde buyuk deger ve oy kayip eden hukumeti birkac kemik karsiliginda desteklemeye kararlilar. Yasi ilerlemis bir ayagi cukurda olan birinin gunahlara ortak olmasi, akilsizligin, aptalligin, nasipsizligin dis yansimasi olsa gerektir. Mehmet Altan'nin hangi akla hizmet ettigini hepimiz cok iyi biliyoruz Cengiz Candar'da oyle Darbe isteyen aptal oglu aptaldir. Hic darbe istenir mi, Demokrasi insanligin geregidir. Ozgurluk ve insan hakki bilakiste yasam hakki kutsaldir dokunulmazdir. Teror yoluyla zorla hic kimse amacina ulasamaz, Dunyada Terorle anlasan veya anlasmak zorunda kalan bir devlet yoktur. Bu acik bir dille halt etmektir. Hic bir basbakanda Vatandasinin kokeniyle ugrasmaz